Brezilya hükümetinin, Amazon Nehri'nde inşa etmeye hazırlandığı 'dünyanın en büyük üçüncü barajı', bölgede yaşamı bitirecek!

Yazar:Editor
24.08.2011
2143

 

Baraj karşıtı mücadelenin yerli lideri Antonia Melo nun çağrısıyla Doğa Derneği aktivistleri Brezilya Büyükelçiliği önünde yüzlerini Amazon ormanı yeşiline boyayarak eylem yaptı.

Geçenlerde Brezilya’da Amazon Nehri’ndeki yaşamı savunan dostlarımızdan mesaj geldi. 20 yıldır nehrin özgür akması için verdikleri mücadeleye bizden de destek bekliyorlardı. Mesajı dünyanın dört yanına yollamış, Brezilya büyükelçiliklerine Amazon için baskı yapmamızı talep etmişlerdi.

Büyük bir heyecanla hazırlıklara başladık. Tüm dünyayla aynı günde Amazon için bir şeyler yapmayı hayal etmek heyecan vericiydi. Önce yüzümüzü oradaki yerliler gibi boyamayı düşündük. Sonra onlara saygımızdan, bire bir taklit etmek yerine temsili olarak Amazon ormanlarının yeşiline boyamaya ve basın açıklamamızı bu şekilde gerçekleştirmeye karar verdik. 

Cumhurbaşkanı sözü! 

Brezilya hükümeti dünyanın üçüncü büyük barajını, dünyanın en uzun nehirlerinden Amazon’un ana koluna, Şingu (Xingu) Nehri’ne inşa etmeye hazırlanıyor. Oysa bu, Brezilya’nın askeri diktatörlük yıllarından kalma bir proje. Üstelik ulusal ve uluslararası tepkiler nedeniyle defalarca ötelenmiş. Dünyanın en tartışmalı barajlarından Belo Monte’ye karşı yerli halklar 20 yıldır mücadele veriyor.

2009’da Amazon yerlileriyle görüşen Brezilya Cumhurbaşkanı Lula (Luiz Inacio Lula da Silva), projeyi yeniden gözden geçireceğine, kimsenin barajı zorla yaptıramayacağına söz vermişti. Şimdi Brezilya hükümeti baraj inşaatına izin verdiği için hem kendi ülkesinde hem de tüm dünyada tepki topluyor.

Belo Monte barajı, bugüne kadar Amazon’da yapılması planlanan en büyük, dolayısıyla bölge doğasına en fazla zarar verecek olan proje. Yağmur ormanlarının bir kısmını yok edecek ve en az 20 bin insanın göç etmesine, özellikle de Amazon yerlilerinin bölgedeki yaşamının yok olmasına neden olacak.

Belo Monte baraj projesi, Şingu Nehri’nin yüzde 80’ini bulunduğu yatağından alacak, bölgede yaşayan Juruna ve Arara yerli halklarının susuz kalmasına neden olacak. Bunu gerçekleştirebilmek için 500 metre genişliğinde, 75 kilometre uzunluğunda bir kanal inşa edilecek ve bu kanal için ormanlar katledilecek. Baraj için hazırlanan çevre etki değerlendirme (ÇED) raporu da şaibeli. Fauna verileri, su kalitesi ve sosyoekonomik değerlendirme gibi konularda rapora itirazlar devam ediyor. 

Ilısu’dan bir farkı yok 

Şingu Nehri’nde 18 etnik gruptan 25 bin yerli yaşıyor. Belo Monte’yle tehdit altında olan Arara yerlilerinden Ze Carlos Arara, “Yaptığımız her şey nehre bağlı. Yolculuk yapmak, ailemizle gezmek ve tedavi olmak gibi. Nehrimizin ölmesini istemiyoruz. Çocuklarımıza nehir hikâyeleri anlatmak değil, nehrin kendisini göstermek istiyoruz” diyor.

Çoğumuz için Amazon, dünyanın öbür ucunda belki de hiç göremeyeceğimiz uzak bir masal diyarı. Oysa Amazon’da yaşananlarla burada, Dicle Nehri’nde Hasankeyf ve Dicle Vadisi’ni tehdit eden Ilısu Barajı için yaşananlar arasında hiçbir fark yok. Dünyanın en önemli can damarları barajlarla kesilmeye çalışılıyor ve geri dönüşü olmayan büyük yıkımlar yaşanıyor. Nehirler akmadığında dünyanın ne derece yaşıyor olacağı ve dünyadaki yaşamın ne kadar süreceği belirsiz.

Kaynak : Radikal

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account