Depreme dayanıklı ekolojik ve kalıcı konutlar üreten Steelife’ın Genel Müdürü Mimar Bülent Aydın, hafif çelik yapı sisteminin, depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu, yüksek izolasyon değerleri, müstakil binalar konsepti ile kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesi için vazgeçilmez olduğunu kaydetti.  

Yazar:Editor
09.08.2011
2017

Türkiye’de ilk hafif çelik sistem binayı kuran ve depreme dayanıklı ekolojik kalıcı konutlar üreten Steelife’ın Genel Müdürü Mimar Bülent Aydın,  kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesi için hafif çelik yapı sistemini önerdi.  
 
Hafif çelik yapı sisteminin depreme dayanıklılığının yanında kentsel dönüşüm ile hedeflenen estetik ve çevreye duyarlılık konusunda da farkını ortaya koyduğunu söyleyen Bülent Aydın, hafif çelik yapı sisteminin, depreme dayanıklılığı, estetiği, konforu, yüksek izolasyon değerleri, müstakil binalar konsepti ile kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesi için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.
 
Az katlı yapılar ile sokaklarında gökyüzünün görülebildiği estetik, konforlu yaşam alanları oluşturulabilen hafif çelik yapı sisteminin alternatifleri ile kıyaslanamayacak kadar kısa sürelerde inşa edilebildiğinden dönüşümün hızla gerçekleşmesini sağlayabildiğini belirten Aydın, “Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere gelişmiş pek çok ülkede şehir merkezine yakın ama şehrin dışında müstakil ve az katlı olarak konumlandırılmış benzer yaşam alanlarını gözlemliyoruz” diye konuştu.  
 
Son yıllarda kentsel dönüşüm çerçevesinde çıkarılan kanunlar ile mevcut fiziksel durumun ve çevre görüntüsünün geliştirilmesi, güzelleştirilmesi ve daha sağlıklı bir yerleşim düzeni sağlanması ile kentsel yaşam düzeyinin yükseltilmesinin hedeflendiğini kaydeden Aydın, kentsel dönüşüm sürecinde, belirlenen amaçlara uygun yapı sistemlerinin kullanılmasının da bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
 
Hafif çelik yapı sisteminin bir diğer avantajı olarak yüksek ses ve ısı izolasyonlarına sahip olmasını gösteren Bülent Aydın, sözlerine şöyle devam etti:“Dünyayı tehdit eden karbon salınımının yanı sıra çıkarılan kanun ile 2017 yılında İngiltere’de yürürlüğe girecek olan ve devamında tüm Avrupa’da yürürlüğe girmesi beklenen minimum karbon emisyonlu evlerin yapılması zorunluluğu, %100 dönüşümlü malzemeden üretilen ve ekolojik olması ile öne çıkan hafif çelik yapı sisteminin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Çünkü hafif çelik yapı sistemi sahip olduğu izolasyon değerleri ile klasik yapı sistemlerine göre çok daha az enerjiye ihtiyaç duyuyor. Bu seviyedeki bir yapı sisteminin de minimum karbon emisyonuna sahip sürdürülebilir evlerin üretimi için ideal bir temel oluşturduğunu söyleyebiliriz“
 
Türkiye’de konutlarda çelik kullanım oranı artmalı
 
Türkiye’de çelik kullanım oranının çok düşük olduğuna işaret eden Bülent Aydın, 2007 yılına ait verilere göre neredeyse tamamı deprem bölgesi olan Türkiye'de konutlarda çelik kullanım oranının yüzde 0,5 düzeyinde olduğunu kaydetti.

Oysa bu oranının İngiltere’de yüzde 54, İskandinav ülkelerinde yüzde 40, Fransa ve Almanya gibi betonarme kullanımının yaygın olduğu ülkelerde ise en az yüzde 30 civarında olduğunu kaydetti.

“Çeliğin depreme en iyi karşılık veren malzeme olduğu gerçeği dikkate alındığında Türkiye’de inşaat sektöründe çelik kullanımı isabetli bir tercih olacaktır” diyen Aydın, çeliğin ahşaptan 21, betonarmeden 10 kat daha esnek olduğuna dikkat çekti.

Çeliğin her türlü zemine uygun olduğu gibi deprem güvenliği açısından risk taşıyan zeminli bölgeler için de vazgeçilmez olduğunu söyleyen Aydın, “Hafiftir, özgül ağırlığı taşıdığı yüke oranla küçüktür. Yüzde 100 geri dönüşümlüdür. Tüm bu özellikler çeliğin sağlamlığını tartışılmaz kılar. Dolayısıyla çelik yapı sistemi kullanılarak üretilen yaşam alanlarının önemi göz ardı edilemez. Bu nedenle çelik yapıya daha fazla önem verilmeli, hatta teşvik edilmelidir” görüşünü kaydetti.
 
Steelife, anahtar teslim huzur vaat ediyor
 
Gelişmiş ülkelerin çoğunda yüksek oranlarda kullanılan hafif çelik yapı sisteminin, neredeyse tamamı deprem kuşağında yer alan Türkiye için vazgeçilmez olduğunun altını çizen Bülent Aydın, “Teknolojik yeniliklere merakı bilinen, arabasına, kıyafetine özen gösteren insanımızın, yaşadığı mekanların estetik ve güvenliğine da aynı özeni göstermesi beklenmelidir” dedi.

Aydın, Steelife'ın, üretim tesisinde tamamen bilgisayar destekli ve otomatik olarak kurgulayarak ürettiği çelik sistem yapılar ile konfor, estetik ve güvenliği bir arada sunarak 'anahtar teslim huzur' vaat ettiğini söyledi.
 
1999 yılındaki Marmara depreminden bir yıl sonra, 2000 yılının Mayıs ayında düzenlenen Yapı Fuarı'nda hafif çelik sistem ile üretilmiş binayı Türkiye'de ilk defa kurduklarını hatırlatan Bülent Aydın, böylelikle çelik kullanımının yaygınlaştırılması için de bir ilke imza attıklarını vurguladı.  Aydın, “Bu tarihten önce çelik sistem ile üretilmiş yapılar, sanayi tesisleri, depo, hangar gibi profesyonel kullanım için üretilen binalardan ibaretken, konut ve sosyal amaçlı binaların üretiminde çelik yapı sistemi tercih edilmemiştir.

Steelife'ın 2000 yılındaki bu atılımı, özellikle depreme karşı güvenliği ile öne çıkan alternatif bir yapı sisteminin varlığını ortaya koymuştur” diye konuştu.
 
Ancak çelik yapı sektörünün bu tarihten sonraki gelişiminin beklenenden yavaş olduğunu söyleyen Aydın, gelişimin yavaş olmasının nedenini, “Her yenilikte olduğu gibi hafif çelik yapı sisteminin de kullanıcılar tarafından en ince ayrıntısına kadar sorgulanmasından ve mesafeli yaklaşılmasından kaynaklanmaktadır” diyerek açıkladı.

Sorgulayıcı olunmasına itiraz etmenin mümkün olmadığını ancak soru işaretlerinin ortadan kaldırılmasına, alışkanlıkların değişmesine, alternatiflerin de var olduğunun kabul görmesine katkıda bulunmak gerektiğine dikkati çeken Aydın, sözlerine şöyle devam etti:
“Nitekim Steelife, bunu sağlayabilmek için sektördeki en büyük showroom alanında, ziyaretçilerin içine girebilecekleri ve dokunabilecekleri binalarını sergilemektedir.

Uygulanmış binaları yakından gören ziyaretçilerin kolayca ikna oldukları da görülmektedir. Hafif çelik yapılarda kullanılan konstrüksiyon profili üretimi ile birlikte farklı iklim bölgelerine ve yöresel mimari konsepte göre düzenlenen teknik standartları ve detayları sayesinde kusursuz bir yapı teknolojisi sunan Steelife, doğru altyapı, doğru proje, doğru üretim ve uygulamalar için tüm sektörel dinamikleri harekete geçirerek müşteri memnuniyetini esas almaktadır.

Steelife, mimarlar, mühendisler, yatırımcılar ve proje geliştiricilerden konut sahibi adaylarına varan geniş müşteri kitlesine üretimde kullanılan teknolojiden yalıtıma, konfordan satış sonrası hizmetlere kadar her aşamada güvence vermektedir” diye konuştu.
 

Dergisi

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account