Gerçek birer yaşam alanı yaratmayı hedefleyen konut projeleri insanlara dört duvardan fazlasını sunmalı…

Yazar:Editor
21.01.2013

 

Özgüven Mimarlık’ın insana dokunan detaylarla tasarladığı projeler, ticari başarıyı yakalamakta zorlanmıyor.


İstanbul Uluslararası Finans Merkezi, Hoşdere ve Zekeriyaköy Kentsel Tasarım Projeleri, Ergene Vadisi, Bahçetepe Konut Projeleri ve Mavera Başakşehir gibi büyük ölçekli projelere imza atan yüksek mimar Uğur Özer Özgüven, Özgüven Mimarlık tarafından üretilen projelerin satışa çıkmadan satılmasının temel nedenini “insana dokunan projeler geliştirmek" şeklinde özetledi. 

Konut projelerinin çok fazla mimari saygınlığa sahip olmadığını dile getiren Özgüven Mimarlık Kurucu Ortağı yüksek mimar Uğur Özer Özgüven; İstanbul’da yaşayan ailelerin ortalama 2,5 senede bir konutlarını değiştirdiklerini, bu değişimin temel nedeninin ise “insana dokunmayan konut projeleri” olduğunu anlattı. Yüksek mimar Özgüven; “İnsanlarda sürekli bir konut memnuniyetsizliği var. Bu nedenle biz, ısrarla insanların memnuniyetine vurgu yapıyoruz” dedi.


Mimarlık ve kentsel tasarım ölçeğine dikkat edilmesi, projelerin bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özgüven, komşuluk ilişkilerinin önemine de değindi. Özgüven, projelerde insan ölçeğine dikkat edilmesi ve bu bağlamda ortak alan olarak tasarlanan mekanların gerçekten kullanılan ortak alanlar olması gerektiğini belirtti.

Her projeye kentsel tasarım algısı ile yaklaşılmasının önemine değinen Özgüven, ulaşımdan topoğrafyaya, manzaradan çevresel faktörlere ve siluete kadar detaylı araştırmalar yaparak ‘kentsel ölçek’ten bakmak gerektiğini söyledi. Özgüven, “Yakın çevrenin ihtiyaçlarının iyi etüd edilmesi, ‘konut’ fonksiyonunun getirdiği sıradanlığı aşmak için gerekli yaratıcı çözümlerin üretilmesi, projenin bölgedeki konut alıcılarının tüm ihtiyaçlarına cevap verir nitelikte olması, komşuluk ilişkileri ve toplum algısının göz önünde bulundurulması, projenin sosyal tesis, ticaret birimleri ve ulaşım kolaylığı düşünülerek tasarlanması, gerekli yeşil alanların ticari kaygılarla kısıtlanmaması çok önemli. İnsanlar ancak bu detaylara dikkat edilmiş projelerde bir yuva algısı oluşturabiliyor ve eseriniz ancak o zaman kalıcı bir tasarıma dönüşüyor” dedi. 

İnsanlara yaşanabilir bir dünya sunulduğunda doğal olarak talebin arttığını belirten Yüksek Mimar, “Projelerimizin tamamında satış başlamadan tüm daire ve ofislerin tükenmesinin asıl nedeni, sıralamış olduğum bu insani detayları ön plana çıkaran projeler üretmemizdir” dedi.

Dergisi

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account