Bahaş Holding CEO'su Abdüssamet Bahadır 2020 yılına dair görüşlerini İnşaat & Yatırım'a aktardı

Yazar:Editor
05.01.2021
8447

Covid-19 ile birlikte Ekonominin lokomatif inşaat sektörü ne durumda? Piyasadaki değişimi ve konut stoklarının artışını nasıl çözümleyecekler?

Sektörümüzde yerli yatırımcıdaki gerileme faiz oranlarındaki yükselişin etkisiyle sürerken, yabancı yatırımcıdaki artış, bir trend haline dönüştü. TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre, yabancı yatırımcı satışlarındaki artış, 4 aylık süreçte yüzde 24,4’e dayandı. Türkiye, pandemi ile mücadelesinde başarılı sağlık sistemi sayesinde dünyanın dikkatini çekmeyi başardı. Geçtiğimiz ay döviz fiyatlarındaki sert yükseliş, Cumhurbaşkanımız ve ekonomi kurmayları tarafından piyasalara verilen güven mesajları ve açıklanan reformlarla ortadan kaldırıldı. Sektörümüz, pandemiye rağmen yabancı yatırımcının radarına girdi. Yabancı yatırımcı aradığı güven ve huzur arayışını ülkemizde buluyor. Alımlarda oturum amaçlı satın almaların oranı artıyor. Kısa sürede meclise gelmesi beklenen reform paketlerinin, Türkiye’yi ekonomi demokrasi ölçeğinde daha da yukarılara taşıyacağı bir gerçek. Yılın 3’üncü çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 6.7’lik büyüme de pozitif bir etki sunacak. Ekonomik reformların ve yargı paketlerinin getireceği refah ortamı, elbette yatırımları teşvik edici bir etki yaratacak. Mevcut konjonktür gereği artışa geçen faiz oranları, iç piyasayı bir miktar geriletti. Devletimizin bu konuya eğilmesini bekliyoruz. Şu aşamada gerileyen yurt içi satışları, yabancı satışlarıyla kurtarır pozisyondayız. Sektörümüz, sadece Orta Doğu’dan değil dünyanın dört bir yanından talep görüyor. Afrika ile Asya ülkelerinin de yükselişi söz konusu. Buradaki yükselişte başarılı pandemi yönetiminin çok büyük payı var. İçerisinde bulunduğumuz dönemde alınan sıkı tedbirlerin etkisiyle olabilecek bir yeni dalgaya karşı adeta savaş açmış durumdayız. Önümüzdeki ay itibariyle artışın devam edeceğini şimdiden söylemek mümkün. Yılsonu hedeflerine ulaşılması noktasında bu durum, bize önemli bir kazanç sağlayacak. Sektörümüz hedeflediği rakamlara ulaşarak, 2021’e yeni projelerle başlangıç yapabilecek.

Gayrimenkul ve inşaat sektörü, pandeminin ilk dönemlerinde, tüm sektörlerde olduğu gibi elbette bir belirsizlik ortamına girdi.  Ancak, bu çok kısa sürdü, hızlı bir toparlanma ve canlanma dönemi içine girdi. İnşaat sektörü her zaman güvenli bir liman olarak ekonomide önemli bir konumda rol aldığı için bu süreçten güçlenerek çıktı. Sektörümüz ekonomideki konumunu daha da yukarılara taşıdı. Destek paketi sayesinde satışlarda tarihi rekorlar kırıldı. Satışlardaki artışla stoklar artmaya değil aksine hızla erimeye başladı. Bir stok artışından bahsedemeyiz. Piyasadaki değişim, konut geliştiriciler açısından dijital yatırımları mecburi kıldı. Öte yandan stokların erimesine paralel olarak oluşan konut ihtiyacı, pandemi ile oluşan yeni trendler etrafında tam olarak tanımlandı. İzole yaşam beklentisi de bu yönde geliştirilmesi gereken proje ihtiyacı doğurdu. Bir yandan satışlar sürerken, proje geliştiriciler de yeni projeleri hızla gündemlerine aldılar. Önümüzdeki dönemde sektörün gündem maddeleri bu yönde geliştirilen konut projeleri ve dijitalleşmeye yönelik atılan adımlar olacak. 2021 yılında yeni bir düşük faiz kampanyasının sektörümüze kazanımı ile stokların erime hızını daha da yükselterek iç piyasada beklediğimiz canlılığa yeniden kavuşabiliriz.

İnşaat/Gayrimenkul firmaları 2021 yılında piyasa analizi yaparken nelere dikkat edecek?

Hem yerli hem de yabancı yatırımcı açısından sektörümüz son ylların en cazip dönemini yaşıyor. Çünkü fiyat artışları mevcut konut projelerine tam olarak yansıtılmıyor. 2021 yılından itibaren bir fiyat artışı gündeme gelebilir. Stokların azalması karşısında yeni konut ihtiyacına pandemi döneminde oluşan izole yaşam trendini dikkate alarak cevap verebilen şirketler açısıdan yeni dönem çok hareketli olacak. Pandemi döneminde öne çıkan online satış kanalalrına yatırım yapmayan  şirketleri zor günler bekliyor olabilir. Biz pandemi sürecinden önce ve sonra aldığımız çeşitli önlemlerle yeni döneme çok iyi hazırlandık. Zorlu geçen dönemde inşaat faaliyetlerinde hız kesmeyen, köklü tecrübeye sahip olan şirketler, izole yaşam konseptine hizmet veren proje geliştirmeye odaklanacaklar. Ekonomideki konumu yükselen sektörümüz için yeni dönemde yeni projelerin ağırlığı hissedilecek diyebiliriz. Bu dönem sektörümüze dijital bir açılım kazandırdı. Şirketlerin yatırım faaliyetleri, sadece proje odaklı olmayacak. Dijitalleşmeye yönelik yatırımlar da hız kazanacak. Bunu yapamayan şirket, yeni dünyaya ayak uyduramayacak.

Şirketlerin; pandemi sebebiyle 2020 yılında planlanan hedefleri önümüzdeki yıllara ertelemesine neden oldu. Peki pandemiyle birlikte bu gelecek hedeflerinde neler değişti, öncelikleri neler oldu?

Pandemi ile yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi çalışma hayatında da düzen, tamamen değişti. 2020, ekonomik ve toplumsal hayatta bir dönüşümün startını verdi diyebiliriz. Bu dönüşüm, ticaret ve yatırım odaklı olarak ülke sınırlarını ortadan kaldıran dijital açılım hareketini beraberinde getirdi. Sosyal hayatın, üretim ve satın alma faaliyetlerinin kuralları yeniden yazıldı. Pandemi ile birlikte toplumsal sağlık unsuru, çok daha büyük önem kazanmaya başladı. Sektörde dijital dönüşüm furyasına katılan firmaların pandeminin yarattığı çıkmazdan çok daha kolay bir şekilde kurtulacağına inanıyorum. Bu yaklaşımla dönüşümün olumlu yansımalarını yaşayabiliriz. İnşaat sektörü olarak çok hızlı adımlara oldukça ilerleme kat ettik. Dönümün tamamlanmasıyla sektörümüzün vizyonunu daha ilerilere taşıyacağımıza inanıyorum. Öte yandan deprem kuşağında yer alan ülkemizde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın açıklamasına göre 5 milyon konutun dönüşüme ihtiyacı var. Artan nüfusla birlikte değerlendirildiğinde, önümüzdeki 20 yılda 10 milyon konuta ihtiyacımız olacak. Bu ihtiyaca yönelik adımlarımızı, şimdiden atmamız gerekiyor.

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account