Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Libya'daki Türk müteahhitlerinin bekleyen hakediş ödemelerine başlanacağını belirtti.

Yazar:Editor
25.01.2012

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Libya'daki Türk müteahhitlerinin bekleyen hakediş ödemelerine başlanacağını belirterek, ''Libyalı muhataplarımız toplamda 400 milyon dolarlık hakediş ödemelerini yapmaya başlayacaklarını ifade ettiler'' dedi.

Çağlayan, Libya dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Karma Ekonomi Komisyonu Libya Eşbaşkanlığı'na Ekonomi Bakanı Ahmet El Kaşli'nin getirildiğini söyleyen Çağlayan, ''Daimi bir mekanizma oluşturduk. Görüşmelerimiz devam edecek. Bilhassa müteahhitlerimizin 2010 yılındaki faaliyetlerinden dolayı 2011 yılında vermeleri gereken beyannameleri vardı. Beyanname verme süresini, 2011'de mücbir sebep olduğu için 2012'nin Mart ayına kadar ertelediler'' diye konuştu.

Kendilerinin ise bu ertelemenin 2012 senesi sonuna kadar olmasını talep ettiklerini ifade eden Çağlayan, ''Asıl müteahhitlerin bekleyen hakedişleri vardı. Hakediş ödemelerine başlayacaklar. Bu sevindirici bir haber. Bilhassa rekabeden (Libya Sayıştayı) geçmiş ve rekabede bekleyen hakedişleri ödemeye başlayacaklarını ifade ettiler. Şu anda 215 milyon dolar rekabeden geçmiş, onaylanmış hakedişler öncelik olmak üzere, yine rekabede incelemede olan 185 milyon dolarlık, toplamda da 400 milyon dolarlık hakediş ödemelerini yapmaya başlayacaklarını ifade ettiler'' şeklinde konuştu.

Libyalılar'ın, Türkiye'nin, dondurulan malvarlığının serbest bırakmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Çağlayan, Arap-Türk Bankası'nın sermaye artırımı konusunda da Libyalılar'ın istekli olduğunu söyledi.

Sermaye artırımının yarı yarıya karşılanması konusunda görüşlerini Libyalı muhataplarına ilettiklerini anlatan Çağlayan, Ziraat Bankası ve İşbankası'nın, Arap-Türk Bankası'nın yaklaşık yüzde 35 hissesine sahip olduğunu, bankadaki hakim hissedarın ise Libya tarafı olduğunu hatırlattı.

''ARAP - TÜRK BANKASI GEÇEN YIL 48 MİLYON KAR ETTİ" 
Banka'nın genel müdürlüğünün Türkiye'de, yönetim kurulu başkanlığının ise Libya'da olduğunu anımsatan Çağlayan, Arap-Türk Bankasının geçen sene 48 milyon lira kar ettiğini açıkladı.

Çağlayan, Arap-Türk Bankası'nın, teminat mektuplarında ve kredi işlemlerinde Libya ile olan ilişkilerde önemli bir ivme kazandıracağını vurguladı.

Bakan Çağlayan, Arap-Türk Bankası'ndaki sermaye artırımının miktarına ilişkin bir soru üzerine de, şunları kaydetti:

''Bankanın 240 milyon lira ödenmiş sermayesi var. Aslında Kaddafi döneminde Sayın Başbakanımızın ziyaretinde, ödenmiş sermayenin eşit şekilde 1 milyar dolara çıkarılması gündeme gelmişti. Arap-Türk Bankası'nın mevcut yönetimi, ödenmiş sermayenin 690 milyon liraya çıkarılması konusunda karar aldı. Daha sonra bu rakamın 1 milyar liraya çıkarılmasının şart olduğunu ifade etmek istiyorum. 

Bu bankanın en iyi şekilde çalıştırılması önemli. Çünkü Libya ile olan ticaretimiz artacak, yatırımlarımız ve Eximbank kredileri artacak. Banka geçen sene Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesine rağmen 50 milyon liraya yakın bir kar elde etti.''

Çağlayan, Libyalı bir gazetecinin, Türkler'in kalabalık heyetlerle Libya'ya gelmesinin, Libya'nın içişlerine müdahale olarak algılanıp algılanmayacağını sorduğunu, Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil'in ise bu soruya tepki gösterdiğini de belirtti.

Libya'nın Birinci Başbakan Yardımcısı ile de görüştüğünü anlatan Çağlayan, ''O da Amerika'da New York'ta üniversite öğretim görevlisi imiş. Libya'da son derece iyi bir kadro oluşturmuşlar. Bu kadro onları iyi bir noktaya taşıyacak'' diye konuştu.

Libya'daki demir çelik hurdası konusunda da işbirliği yapılacağına işaret eden Çağlayan, ''Bir iki tane fabrikaları var. Bu fabrikaları Türk firmaları inceleyecek. Hatta bir firmamız bu fabrikaların modernizasyonu konusunda teklif vermiş. 2 milyon ton kapasiteli oldukça iyi bir kapasite'' dedi.

''GAZİANTEP VE URFA'DAN ERBİL'E UÇAK SEFERİ MÜJDESİ" 
Libya'da, Iraklılar'la da temaslar yürüttüğünü belirten Çağlayan, daha önce Gaziantep'ten Erbil'de uçuş talebinde bulunulduğunu anımsattı. Çağlayan, ''Irak Ulaştırma Bakanı ile görüştüm. Bu talebi memnuniyetle karşıladı. Bununla ilgili bir yazı yazacağım. Bu yazıda da haftanın 4 günü Gaziantep'ten Erbil'e, haftanın 3 günü de Şanlıurfa'dan Erbil'e Türk Havayolları seferlerini başlatacağız. Bilhassa Gaziantep, Irak'a ihracat konusunda son derece önemli'' şeklinde konuştu.

TÜRK FİRMALARIN ÇATIŞMALAR SIRASINDA KAYBOLAN MAKİNE - TEÇHİZATI 
Bakan Çağlayan, çatışmalar sırasında bazı Türk firmalarının kaybolan makine, teçhizatlarıyla ilgili bir işlem yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu da, şöyle yanıtladı:

''Bu konuyu da konuştuk. Biz bugüne kadar bunları çok fazla dillendirmemiştik. Bu konuda bir teknik ekip kurulmasını istedik. Olumlu baktılar. O ekibe müteahhitler de katılacak. Firmalarımızın uğradığı zarar-ziyan tespit edilecek. Firmalarımız da uğradıkları zararı belgeye bağlasın. Bu zararların raporlarını tuttursun. Makine-teçhizatları ve şantiyelerinde yağmalamalar olmuştu.''

"BU CÂRİ AÇIÐIN KULAÐINI BÜKECEK VE CÂRİ AÇIÐIN PANZEHİRİ OLACAK BİR TEŞVİK SİSTEMİ" 
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan , yeni teşvik sisteminin, geri kalmış yöreleri zıplatacak bir anlayış, düşünce ve hazırlık içinde hazırlandığını, buralarda işgücü maliyetlerinin ciddi anlamda düşebileceği hazırlıklar yaptıklarını belirterek, ''Bu, cari açığın kulağını bükecek ve cari açığın panzehiri olacak bir teşvik sistemi olacak'' dedi.

Bakan Çağlayan, yeni teşvik sisteminin ardından, şu anda çalışması başlayan bir istihdam teşvik mekanizmasının açıklamasının yapılacağını da kaydetti.

Çağlayan, Libya dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Teşvik Sistemi çalışmalarında son noktaya gelindiğini hatırlatan Çağlayan, bu konuda sivil toplum kuruluşlarından gelen bütün talepleri tek tek incelediklerini söyledi.

Çalışmalar tamamlandıktan sonra konunun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a arz edileceğini belirten Çağlayan, ''Sayın Başbakanımızın konu üzerindeki görüşlerini ve önerilerini aldıktan sonra, ümit ediyorum Şubat ayının en geç ikinci haftası Sayın Başbakanımız tarafından yeni teşvik sistemimizi kamuoyuna açıklamış olacağız'' diye konuştu.

Türk ihracatçısının artık hamallık yapmayacağını söyleyen Çağlayan, şunları söyledi:

''Yüksek teknoloji, yüksek katma değer olmazsa olmazımız. Hem zihinsel bir dönüşüm hem de sanayi üretim yapımızı ve ihracat yelpazemizi de değiştiriyoruz. Sanayici de, ihracatçı da bu konuda hemfikir. 

Bununla beraber, bilhassa bölgesel teşvikler anlamında geri kalmış yörelerimizi zıplatacak bir anlayış, düşünce ve hazırlık içindeyiz. Buralarda işgücü maliyetlerinin ciddi anlamda düşebileceği hazırlıklar yapıyoruz. Gerek vergi gerek sosyal güvenlikle ilgili çalışmalar yapıyoruz.''

''HER BÖLGENİN AVANTAJLI SEKTÖRLERİNİ TESPİT ETTİK" 
Bedelsiz arsa konusunun da yeni teşvik sisteminde gündemde olduğunu anlatan Çağlayan, ''Cari açığın kulağını bükecek ve cari açığın panzehiri olacak bir teşvik sistemi olacak bu'' yorumunu yaptı.

Bu kapsamda stratejik yatırımların da ilk defa gündeme geldiğini ifade eden Çağlayan, ''Stratejik yatırımlarla, Türkiye'de üretilmeyen, zaten belli bir oranda dışarıdan ithal edilmek zorunda kalınan ürünleri stratejik yatırımlar başlığı altına alıyoruz. Sektörel çalışmalarımızı yine diğer bölgeler itibariyle gerçekleştireceğiz. Her ile her konuda teşvik vermeyeceğiz. Her bölgenin avantajlı sektörlerini tespit ettik. Bunların üzerinde çalışmalarımızı yapacağız'' şeklinde konuştu.

''İSTİHDAM TEŞVİK MEKANİZMASI DA AÇIKLANACAK" 
Teşvik sisteminin hemen arkasından, şu anda çalışması başlayan bir istihdam teşvik mekanizmasının da açıklamasının yapılacağını vurgulayan Çağlayan, ''Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda bunu da değerlendirip Sayın Başbakanımızla paylaşacağız. Yine tahmin ediyorum ki, bu da Sayın Başbakanımız tarafından açıklanacak. Bölgesel gelişmişlikte en geride olan illerimize önemli rekabet avantajı sağlayacak, Uzak Doğu'nun haksız rekabet baskısını ortadan kaldıracak çalışmaları da inşallah hep birlikte göreceğiz'' diye konuştu.

İstihdam paketinin, hem istihdam yoğun hem teknoloji yoğun hem de cari açıkla mücadele eden bir yapı olacağına dikkati çeken Çağlayan, ''Çok sıkı çalıştık, çalışıyoruz. Yabancı sermayeyi ülkemize bol bir şekilde yatırıma davet eden, onu cazip kılacak bir anlayış içinde çalışıyoruz. İşgücü maliyetlerini ciddi oranda ihracatçımıza, üreticimize rekabet gücü kazandıracak bir yapıya çevireceğiz'' dedi.

YATIRIM İNDİRİMİ GERİ Mİ GELİYOR? 
Bakan Çağlayan, ''yatırım indiriminin geri gelebileceği ve bu konuda Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda bir anlaşmazlık olduğu'' iddialarına ilişkin soruya da, şu cevabı verdi:

''Anlaşmazlık yok. Tam bir anlayış var. Bu konuda, devam eden 'yatırıma katkı oranı' diye bir başlığımız var. Yatırım indirimi daha evvel devam eden bir sistemdi. Bazı mahsurlarından dolayı ve kurumlar vergisi yüzde 33'ten 30'a, 30'dan da 20'ye düştüğü için bir seçenek olarak sunulmuştu. Ama şimdi biraz ondan biraz bundan bir yapıyı öngören, sektörel, bölgesel stratejik yatırımlarda değişkenlik arz eden güzel bir yapı getiriyoruz. Hak eden hak ettiğini alacak.''

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account