Su yalıtımı yapılmadığı için binalarımızın yüzde 43,8’i deprem riski altında

Yazar:Editor
04.01.2012
1532

 

Yaşam kalitemizi önemli ölçüde etkileyen konutlarımızın sağlıklı, güvenli ve konforlu olması çok önemli. Ancak maalesef ülkemizdeki konutların çoğunda bırakın lüksü, konforu bazı standart özellikler bile eksik. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yaptığı, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın sonuçları da bunu kanıtlıyor.

Araştırmaya göre; Türkiye’deki konutların yüzde 43,8’inde sızdıran çatı, nemli duvarlar ve dolayısıyla küf, rutubet sorunu var. Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özcan’a göre; bu demek oluyor ki bu konutlarda su yalıtımı yok.

Oysa su yalıtımı binanın taşıyıcı sistemini korozyondan yani paslanmadan koruyor. Bu da depreme karşı daha sağlam yapılar anlamına geliyor. 

Suyun zararlı etkileri, yapının ömrü ve dayanıklılığı açısından en büyük tehdit… Binalarımız; yağmur, kar gibi yağışlar, toprağın nemi ve toprak tarafından emilen yağış, banyo, tuvalet gibi ıslak bölgelerde su sızıntıları ve zemindeki basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle suya maruz kalıyor.

Yapıya herhangi bir yoldan sızan su, taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratıyor, kesitlerinin azalmasına ve yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine neden oluyor. Binaların suya ve neme karşı korunması için tek çözüm ise su yalıtımı… 

Su yalıtımı olmayan bina 10 yılda taşıma kapasitesinin % 66’sını kaybediyor

BİTÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özcan, büyük bir depremde, korozyona uğramış bir binanın ayakta kalmasının hemen hemen mümkün olmadığını belirtti. Özcan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit Komisyonu tarafından 1999 depreminden sonra hazırlanan rapora dikkat çekti.

Komisyon tarafından 55 bin 651 konut ve işyerinde yapılan kontrollerde, bu binaların yüzde 79'unun hasarlı bulunduğunu söyleyen Özcan, hasarlı binaların yüzde 64’ünde hasar nedeninin korozyon olduğunu vurguladı. Özcan, su yalıtımı olmayan binaların korozyon nedeniyle 10 yıl sonra başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık yüzde 66’sını kaybettiğini vurguladı.  

Sağlıklı konutlar için de su yalıtımı şart!

TÜİK Araştırması’na göre; Türkiye’deki konutların yüzde 43,8’inde sızdıran çatı, nemli duvarlar ve dolayısıyla küf, rutubet sorunu olduğuna dikkat çeken Özcan, su yalıtımının konutlarda bakteri ve küf oluşmasını engellediğini, suyun çatı ve duvarlardan sızmasını önleyerek sağlıklı ve konforlu ortamlar sağladığını kaydetti.

Nem ve nemin yol açtığı küfün, mekânlarda kötü kokuların oluşmasına ve bakterilerin üremesine neden olduğunu ifade eden Özcan, bu havayı soluyan kişilerde alerji, astım, bronşit gibi hastalıkların kaçınılmaz olduğunu söyledi. 

Yapı Kanunu’nda su yalıtımı zorunlu olmalı

Yapı Kanunu’nda su yalıtımının mutlaka zorunlu hale getirilmesi gerekliliğine dikkat çeken Özcan, “Bina statiğinin Deprem Yönetmeliği’ne uygunluğu nasıl denetleniyorsa, Su Yalıtımı Uygulama Kural Standardı da mecburi standart olmalı ve denetlenmeli. Özellikle denetim mekanizmasındaki eksiklikler Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapı güvenliği ilkesini bozuyor, can ve mal kaybına yol açıyor.” dedi. 

Su yalıtımı ile ilgili sorularınız için www.bituder.org internet adresinden ve 0216 466 33 29 numaralı telefondan BİTÜDER’e (Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği) ulaşmanız yeterli. 

Dergisi

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account