Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) dördüncü büyük eyaleti Ras Al Khaimah (RAK) Serbest Bölgesi'ndeki Türk yatırımcıların sayısı giderek artıyor.

Yazar:Editor
14.12.2011
1973

 

BAE, 1971 yılında yedi emirliğin bir araya gelmesiyle kurulmuş bir ülke. En büyük emirlik olan Abu Dabi, ülkedeki petrolün yüzde 95'ine, doğalgazın da yüzde 93'üne sahip.

Diğer emirlikler ise o kadar şanslı değil. Bu nedenle yabancı yatırımcılara önemli imtiyazlar sağlayarak sanayi ve ticaret gibi alternatif sektörleri geliştiriyorlar.

 BAE'deki emirlikler içerisinde en çok bilineni ve en çok yatırım çekeni ise Dubai. Özellikle dev gayrimenkul projeleri ve büyük devlet fonları ile dünya ekonomisinde önemli bir yer tutuyor.

Ras Al Khaimah (RAK) emirliği ise 400 bin kişilik nüfusu ile ülkedeki dördüncü büyük emirlik. Petrol zengini olmadıkları için sanayi, lojistik ve hizmet sektörü yatırımları ile büyüyor.

Yatırımları çekmek için ellerindeki en önemli kozlardan birisi de Ortadoğu'nun en büyüklerinden biri olan RAK Serbest Bölgesi. Kazancın vergilendirilmediği bu serbest bölgede maliyet açısından ciddi avantajlar sağlanıyor.

TÜRKİYE BİZİM İÇİN STRATEJİK PAZAR

RAK Serbest Bölgesi'nin kuruluşunun 11'inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın gezisinde görüştüğümüz Yönetim Kurulu Başkanı Şeyh Faisal Bin Saqr Quassimi, Türkiye'nin kendileri için stratejik bir pazar olduğuna ve bunu daha da geliştirmek istediklerine dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri ile Türkiye’nin her zaman yakın ve güçlü ticaret ilişkilerine sahip olduğunu ifade eden Şeyh Quassimi, Türkiye’deki küçük ve orta ölçekli girişimcileri çekmek, hızlı ve kolay bir şekilde iş kurmak için yardım etme konusunda istekli olduklarını belirtiyor.

YENİ İŞ BİRLİKLERİ YAPABİLİRİZ

Türkiye'nin Arap dünyasındaki rolünün giderek arttığına ve bu durumun önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerinin kapısını açacağına inandığını belirten Şeyh Quassimi, şunları söylüyor:

"Türkiye ekonomik ve politik olarak çok istikrarlı. Türkiye'nin bu istikrarı ve liderliği bölgeye olumlu katkı yapıyor. Biz Türkiye ile BAE ve RAK arasındaki ilişkilerin önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağına inanıyoruz."

Türkiye ile BAE arasında genelde 2-3 milyar dolar arasında seyreden ticaret hacmi 2008 yılında 8 milyar dolar ile zirve yaptı. Bu yükselişin nedeni ise o dönemde yaşanan emlak patlaması. Ancak sonrasında yeniden normal seviyelere indi. Bu senenin sonunda ise ticaret hacminin 4 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

KRİZ VE ARAP BAHARI EMİRLİKLERE YARIYOR

Şeyh Quassimi, yaşanan Arap Baharı'nın kendilerine olumlu yansıdığının altını çiziyor. BAE'nin liberal ve istikrarlı bir ülke olduğunu söyleyen Quassimi, kendi ülkelerinde zorlanan yatırımcıların BAE'ye geldiğini ve yatırımlarını buraya kaydırdığını belirtiyor.

Quassimi, ekonomik krizin de fazla etkilemediğini ve BAE'nin büyüyen ekonomisi ile giderek daha fazla yatırım çektiğini ifade ediyor.

Türkiye'nin birçok alanda çok tecrübeli olduğuna ve kendilerinin bu deneyimlerden faydalanmak istediklerine işaret eden Şeyh Quassimi, şunları anlatıyor:"Biz Türklerle daha fazla ortaklık kurmak, daha fazla iş yapmak istiyoruz. Burada Türk firmaları için turizm, havacılık, petrol endüstrisi, sanayi ve ilaç gibi alanlarda önemli fırsatlar var.

Özellikle Doğu'ya açılmak isteyen ve kısa bir uçuş mesafesindeki 2 milyar nüfusun oluşturduğu pazarı kullanmak isteyen firmalar burayı kullanabilir."

İLAÇTA ORTAKLIK ÇAÐRISI

Ortadoğu'nun en büyük ilaç fabrikasının RAK'da olduğunu söyleyen Quassimi, şöyle devam ediyor:"İlaç endüstrisi çok önemli ve bu alanda ortaklıklar kurabiliriz. Biz ilaç üretiminin yüzde 90'ını ihraç ediyoruz.

Türkiye'deki ilaç endüstrisi ise daha çok iç pazara dönük. Siz çok iyi ürünler yapıyorsunuz, biz ise ihracat konusunda çok tecrübeliyiz. Birlikte 'kazan-kazan' stratejisi oluşturabiliriz.

Turizmde de önemli fırsatlar sunuyoruz. Bölgede 13 yeni otel daha yapılacak. Türk firmaları yıllardır edindikleri bilgi birikim ve tecrübeleri burada kullanabilir. Biz açıkça Türk firmalarının gelmelerini ve işbirliği yapmayı istiyoruz."

TÜRK ŞİRKETLERİNİN SAYISI 260'I GEÇTİ

RAK Serbest Bölgesi'nin Türkiye Yöneticisi Gülay Avcı da, Türk firmalarından ciddi bir talep olduğuna ve serbest bölgede faaliyet gösteren Türk şirketi sayısının 260'ı aştığına işaret ediyor.

Özellikle ortak ofisli düşük maliyetli şirket kurulumlarını tercih edenlerin RAK STB üzerinden vergisiz ithalat-ihracat yapabildiğini ve gelirin Türkiye'ye transferinde herhangi bir limit olmadığını belirten Avcı, şunları anlatıyor:

"Yeni pazarlara açılmak isteyen Türk şirketleri burada yıllık 4 bin 100 dolardan başlayan maliyetler şirket kurabiliyor ve hiçbir şekilde vergi vermiyor. Dubai'ye göre de işçilik ve yaşam maliyetleri daha uygun.

Biz özellikle KOBİ'ler için ilk başta yüksek maliyetlerden kaçınabilecekleri ve bölgeyi test edebilecekleri bir ortam sağlıyoruz. İşlerinde başarılı olup para kazananlar sonrasında isterlerse yatırımlarını büyütebiliyor."

Avcı'nın verdiği bilgiye göre, Türk şirketleri en çok gıda, inşaat malzemeleri, makina teçhizat, kimya ve tekstilde faaliyet gösteriyor.

5 binden fazla firmanın  yer aldığı serbest bölgenin öneminin coğrafi konumundan kaynaklandığını söyleyen Avcı, "Özellikle Hindistan Yarımadası'na, Uzak Doğu'ya ve Doğu Afrika'ya ulaşmak isteyen yatırımcılar için burası önemli bir üs. Türk yatırımcılar da buradaki şirketlerini gelişmekte olan pazarlara anında mal tedarik etmek için kullanıyor. Böylece rekabet avantajı sağlıyorlar."

DEVLET TEŞVİÐİ DE VAR

Yurtdışına yapılan yatırımların önemli bir bölümünün devlet teşviği kapsamında olduğunu hatırlatan Avcı, bu durumun RAK için de geçerli olduğunu belirtiyor.

Ancak devlet teşviğinden yararlanabilmek için sadece ofis açmak yeterli olmuyor. Depoculuk veya üretim faaliyeti yapmak gerekiyor. Bunun yıllık ücreti de 14 bin dolardan başlıyor.

Avcı, bu paranın 6 bin dolarının devleten  geri alınabileceğini belirtiyor. 

 

KAYNAK:Hürriyet Gazetesi

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account