Son günlerde gene acı bir deprem gerçeğini yaşadık. 600 vatandaşımız öldü, binlercesi yaralandı. Yüzlerce ev yıkıldı.

Yazar:Editor
07.12.2011
1797

 

Her bir depremi yaşadıkça imar yönetmeliği yeniden revize ediliyor. Statik hesaplar yeniden revize ediliyor. Daha geniş ve kalın kolon, kirişler ve perde duvarları ile inşaatlarımız şekilleniyor. 

Bu inşa ettiğimiz betonarme yapılarının ekonomik ömürleri, konutlar için 50 yıl, hastane, okul, devlet yapıları, büyük sanat yapıları (tüneller, köprüler, viyadükler v.s.) ve alışveriş merkezleri için bu süre 75-100 yıl olarak planlanmaktadır.

Ekonomik ömür tanımından o yapıyı güvenli şekilde kullanabileceğimiz süreyi anlamak gerekir. Güvenli yapı dediğimizde de; o bina inşa edildiği gündeki performans değerlerine 50 yıl sonrada belirli toleranslar dâhilinde sahip olması demektir.

Diğer bir deyişle statik hesaplarını yaparken o bina için ön gördüğümüz demirin çekme, kesme; betonun basma gücünün, yapı 50 yıl kullanıldıktan sonra da demir ve betonun belli toleranslar içinde aynı değerleri göstermesi demektir. 

Bunu sağlayabilmek içinde yapının dış kabuğunun (temel tabanından, çatının mahyasına kadar) suya ve neme karşı korunması gerekir. 

Su betonarme yapı içine üç şekilde girebilir. 

1- Toprak üzerindeki dış yüzeyde oluşan çatlaklardan içeri sızarak veya banyo, tuvalet gibi ıslak mahallerdeki kaçaklardan; 

2- Toprak atında kalan su ile temas eden temel ve perdeler ise suyu bünyelerine emerek (kapilarite yolu ile); 

3- Yaşanmakta olan yapı içindeki buharın dış ortama ulaşması esnasında yapı malzemesi içinde yoğuşarak su damlasına dönmesi sonucunda; 

Betonarme yapı elemanı içine su girer. 

Betonarme içine giren su, ortamda bulunan oksijenin yardımı ile de demir donatı üzerinde korozyon (paslanma) oluşturmaya başlar. Korozyon zaman içinde ilerleyerek demir donatının kesitini küçülterek, donatının çekme ve kesme kuvvetlerine karşı olan direnci düşürdüğü gibi beton içinde çatlakların açılmasına hatta beton pas paylarının dökülmesine neden olurlar.

Bunun sonunda hem korozyonun seyri hızlanır, hem de betonda bozulmalar başlar. Konunun önemini vurgulayabilmek için 2010 yılında yapılan İzoder Yalıtım Konferansı’nda sunum yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şakir Erdoğdu’nun konuya ilişkin bilgilendirmesini hatırlatmakta yarar görüyorum.

“Korozyona bağlı kesit kaybının 0.25 mm/yıl olduğu kabulüyle, S 420 b sınıfı Ø12 inşaat demirinin 10 yıl sonunda, başlangıca göre kesit alanında meydana gelen kayıp %34 kadardır. Yani, 10 yıl sonunda donatı başlangıçtaki taşıma kapasitesinin %66`sını kaybetmiş olmaktadır.”

Betonarme yapı elemanı içine suyun nasıl girdiğini bildiğimize göre bundan korunmanın yollarını da biliyoruz demektir.

Çatlaklardan ve emilim yolu ile giren suyu önlemenin tek bir çözümü var. Yapının temelinin tabanından çatısına kadar, kesintisiz su yalıtımının yapılması. Yoğuşmaya karşıda binanın diş kabuğuna ve ısıtılan mekânlar ile ısıtılmayan mekânları ayıran döşeme ve duvarlarına gerekli kalınlıklarda ısı yalıtımının yapılması.

BTM Bitümlü Tecrit Maddeleri San Ve Ticaret AŞ ürettiği ürün yelpazesi ile bir yapının güvenliği için gerekli tüm ürünleri üretmektedir. 

Yapının toprak altında kalan bölümlerinin basınçlı ve basınçsız su yalıtımına yönelik polimer bitüm esaslı ve PVC sentetik su yalıtım örtüleri, nem ve basınçsız sulara karşı bitüm esaslı tek veya çift komponentli soğuk uygulamalı sürme su yalıtım malzemeleri üretmektedir. Tüm bu ürünler yapının radye, sürekli ve tekil temelleri ile perde duvarlarının su yalıtımında kullanılmaktadır. 

BTM Plus mantolama paketi, yapının toprak üstündeki dış kabuğunu oluşturan cephelerin su ve ısı yalıtımlarında kullanılmaktadır. BTM Plus mantolama paketi içinde XPS ekstrude polistiren sert köpük ısı yalıtım levhaları Polpan ile oluşturulmuştur.

Teras çatılarda ise, ürettiği su yalıtım örtüleri ve ekstrude polistiren Polpan ısı yalıtım levhaları ile su ve ısı yalıtımı birlikte çözümlenmektedir. Eğik çatıların su yalıtımında dekoratif özellikleri olan bitüm esaslı Shingle veya bitkisel elyaflı Corrubit ondüle levhaları, ısı yalıtımında da Polpan ısı yalıtım levhaları kullanılmaktadır.

BTM 1976 yılından beri Türk Sanayisinde birçok konuda ilk üretici olmuştur. Okside bitümlü örtüler, polimer bitümlü örtülerinin üretilmesi, XPS sert köpük levhalarının üretilmesi ve Bitüm esaslı Shingle ürünlerinin üretilmesi gibi. 

BTM ürettiği tüm ürünler yürürlükte olan TS EN standartlarına uygun olup, CE belgeleri bulunmaktadır. Ayrıca BTM tarafından üretilen mineral kaplı örtüler ve Shingle ürünü Yangın Yönetmenliğine ve ilgili TS EN standartlarına göre BROOF* sınıfı malzemeler olup, çatılarda son kat yüzey olarak kullanılabilmektedir. (*BROOF belgeleri, Avrupa Topluluğu tarafından akredite laboratuar olarak tescil edilmiş TEBAR AŞ tarafından verilmiştir.)

BTM’nin önerdiği tüm detaylar, yürürlükte olan TS11758-2 Polimer Bitümlü Örtülerle Yapılan Su Yalıtımı Uygulama Esasları Standardına, Isı Yalıtım Yönetmeliği ve Yangın Yönetmeliğine uygundur.

Kısaca özetlemek gerekirse, BTM  “Yapı Güvenliği” için malzeme üretmektedir. 

a- Su yalıtım malzemeleri kullanılarak inşa edilecek olan yapılar ekonomik ömürleri boyunca özellikle deprem etkilerine karşı güvenli yapı olacakları gibi, içinde yaşayan insanlara gerekli konfor ve sıhhi şartları da sağlayacaktır. 

b- Yapının dış kabuğunda yapılan ısı yalıtımı, bina içinde yaşayan insanlara gerekli konfor ve sıhhi şartları sağlarken, güvenli yapı koşullarını oluştururken, yakıttan da önemli bir tasarruf sağlanarak, gerek aile ekonomisine gerekse ülke ekonomisine önemli bir katkıda bulunacaktır.

c- Çatıların yangın yönetmenliğine uygun detaylarla veya BROOF malzemeler kullanılarak yapılması halinde, bina dışından çatıya gelecek olan yangın tehdidinde, yapı içinde yaşayan insanların güvenli bölgelere gitmeleri için gerekli zamanı sağlayacaktır.

Yazımın başlığında da bu nedenle BTM ‘yi “Yapı Güvenliği” ile eşdeğer tuttum.

Dergisi

KAYNAK: İnşaat & Yatırım


Yorumlar
Yorum Bırak

Create Account



Log In Your Account