Yine iş kazası yine tedbirsizlik yine can kayıpları... | Mahmut KILINÇ , İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
Haber Ara :
İnşaat&Yatırım Sayı 168
Temmuz 2018 Sayı 168
İnşaat&Yatırım Sayı 167
Haziran 2018 Sayı 167
İnşaat&Yatırım Sayı 166
Mayıs 2018 Sayı 166
İnşaat&Yatırım Sayı 165
Nisan 2018 Sayı 165
İnşaat&Yatırım Sayı 164
Mart 2018 Sayı 164
İnşaat&Yatırım Sayı 163
Şubat 2018 Sayı 163
26 Eylul 2014, Cuma 17:59:06
Yine iş kazası yine tedbirsizlik yine can kayıpları...
14 Punto 16 Punto 18 Punto 24 Punto
13 Mayıs 2014 tarihinde Soma faciasında hayatını kaybeden 301 maden şehidine rahmet dilerken, iş kazalarına ve yeterince tedbir alınmadığına dikkat çekmiştik. Aradan çok uzun zaman geçmedi ve ölümle sonuçlanan yeni bir iş kazası ülke gündemine düştü. Geçtiğimiz ay, Mecidiyeköy'de yıkılan Ali Sami Yen Stadı'nın arazisine yapılan inşaatta tam anlamıyla bir asansör faciası yaşandı ve 10 işçi hayatını kaybetti.

Bu tablo ne yazık ki ülkemizde sık tekrarlanır bir hale geldi. Öyleki iş kazalarına ve buna bağlı ölümlere dair rakamlar oldukça korkutucu... İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre Türkiye, ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi, dünyada ise üçüncü sırada. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre ise ülkemizde her gün 172 iş kazası meydana gelirken her gün 4 işçi hayatını kaybediyor. Mesela en güncel verilere göre 2014'ün ilk 5.5 ayında ölen işçi sayısı 697 kişi.

İş kazalarının ve kayıpların fazla olduğu sektörlerden biri olan inşaata baktığımızda, yüksek katlı binaların yoğun olduğu İstanbul, İzmir, Ankara gibi illerde ciddi iş güvenliği zaafiyetleri söz konusu. İnşaat sektöründe her 100 işçiden 4'ü iş kazası mağduru. Neredeyse her şantiyede insan hayatı hiçe sayılmakta, çok sayıda yaralanmalı ve ölümlü iş kazası yaşanmaktadır.  

Yaşanan asansör faciaısından dolayı bazı rakamları paylaşmak istiyorum. Avrupa'da ölümlü asansör kazalarının yüzde 70'i Türkiye'de gerçekleşiyor. Yılda ortalama 200 kazanın tespit edildiği ülkemizde, bu kazaların yaklaşık yüzde 20'si can kaybı ile sonuçlanıyor. Ülkemizde denetimi yapılan 20 bin 105 asansörün 14 bin 72'si (yani yüzde 70'i) kullanılamaz durumda. 2 bin 749'u ise (yani yüzde 13) gerekli bakımlardan geçtikten sonra çalıştırılabilir. Nüfusumuzun yaklaşık yüzde 70'i günde ortalama 5 kez asansör kullanıyor. Bu veriler, kullanığımız asansörlerin sadece yüzde 16'nın yani 3 bin 284 adedinin güvenli olduğu anlamını taşıyor.  

Akretide olmuş A tipi muayene kuruluşu tarafından kontrolü yapılan asansörlere durumuna göre kırmızı, sarı ve yeşil etiketler takılıyor. Kırmızı etiket, kullanılması kesinlikle tehlikeli ve sakıncalı olan asansörleri, sarı etiket kullanılmasında sakınca olmayan ancak küçük eksiklikler görülen asansörleri, yeşil etiket ise standartlara uygun ve emniyetli asansörleri belirtiyor. Türkiye Makine Mühendisleri Odası tespitleri durumun vehametini daha da açık ortaya koyuyor; son 3 aya ait kontroller sonucu asansörlerin yüzde 73'üne kırmızı, yüzde 5'ine sarı, yüzde 22'sine ise yeşil etiket verilmiş durumda. 

Ortada çok hassas bi durum var. İnşaat sektörü, maden ocakları, makine sanayi ve ağır imalat sektörleri gibi alanlarda iş güvenliği hassasiyeti en üst seviyelerde olmalıdır. Gerek inşaatlarda gerekse iş kazası riski yüksek diğer alanlarda yürütülen çalışmalar; ülke ve insan onurunu hiçe sayan, açgözlü ve sadece kâr amaçlı işletme sahiplerinin iş keyfiyetine bırakılmamalıdır. İş güvenliğiyle ilgili kanun ve mevzuatların yaptırım güçlerinin arttırılması, uygulanması, Avrupa ve ABD'de kullanılan teknolojilerin ülkemize getirilmesi şarttır. İş zaafiyetini ortadan kaldırmak için uluslararası iş güvenlik firmalarının profesyonelce sisteme dahil edilmesi çözüm sağlayabilir. 

Ülkemizde önemli iş güvenlik yasaları çıkarılmıştır. Ancak bunlar neredeyse her iş yerini aynı kategoride saymaktadır. Riski yok denecek kadar az olan banka, sigorta veya ofis alanları fevkalade denetlenirken başta inşaat olmak üzere ağır iş kazası ihtimallerinin yüksek olduğu sektörlerde kontroller fevkalade yetersizdir. Bunun için gerekli ayrımlar yapılmalı ve hukuki yaptırımlar uygulanmalı, ayrıca insan hakları ve etik kurallarına yönelik bilinç düzeyi arttırılmalıdır.

Mahmut Kılınç-Genel Yayın Yönetmeni 

Mahmut KILINÇ

Bu yazı 7553 kez okunmuştur..

YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Diğer Mahmut KILINÇ Yazıları
 


 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Hülya Avşar, Pine Valey Hotel, Serra Sünger, ICSC Pazarlama Ödülleri, Konut fiyat endeksi, Veysel Tiryaki, ENR Magazin, Türkerler Holding, DOMOTEX, Eaton , Piazza Alışveriş ve Yaşam Merkezi, MIPIM2016, Philo Meli, TTMD, OVİT TÜRKİYE, 3000 Serisi™, LEED EB O&M , Divan Asia Otel, İstanbul Borusan Makina, 2012, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Kampanyalı Konut, Austrotherm Türkiye, Gelibolu, SEZ, Thea Blu Serisi, WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler, InspiredbyStarck, MCD Gençlik Kulübü, Öztürk Holding ,
 
Anba Yayn Grubu
Her hakk sakldr.