Depreme hazırlıklı olmak için binalarımızı sudan korumalıyız | İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
İnşaat & Yatırım - İnşaat Sektörünün Haber Merkezi
Haber Ara :
İnşaat&Yatırım Sayı 166
Mayıs 2018 Sayı 166
İnşaat&Yatırım Sayı 165
Nisan 2018 Sayı 165
İnşaat&Yatırım Sayı 164
Mart 2018 Sayı 164
İnşaat&Yatırım Sayı 163
Şubat 2018 Sayı 163
İnşaat&Yatırım Sayı 162
Ocak 2018 Sayı 162
İnşaat&Yatırım Sayı 161
Aralık 2017 Sayı 161
Depreme hazırlıklı olmak için binalarımızı sudan korumalıyız
09 Mart 2017, Persembe 16:43:24
Depreme hazırlıklı olmak için binalarımızı sudan korumalıyız
Türkiye topraklarının yüzde 92’si ve nüfus yoğunluğunun yüzde 95’i deprem kuşağında yer alıyor.
14 Punto 16 Punto 18 Punto 24 Punto

Bu yüksek riskli kuşakta can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında, binaların su yalıtımı ile korunması geliyor. Deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirmek için faaliyetlerini sürdüren İZODER’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, 1-7 Mart Deprem Haftası’nda yaptığı açıklamada, “Ülke genelindeki 19 milyon konutta halen su yalıtımı yok. 6.5 milyon konut ise deprem açısından riskli bina statüsünde. Bu tabloya baktığımızda, Türkiye’nin halen depreme hazırlıklı olmadığını görüyoruz. Öncelikle kapsamlı bir ‘Su Yalıtımı Yönetmeliği’ çıkarılarak su yalıtımı uygulamaları denetlenmeli ” dedi. 

Yalıtım konusunda kamuoyunu ve sektörü bilinçlendirmeyi amaç edinen İZODER (Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği), 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’nin depreme hala hazır olmadığını açıkladı. Son dönemde Çanakkale ve Adıyaman’da meydana gelen depremlerin, riskli bir coğrafyada bulunduğumuz gerçeğini topluma bir kez daha hatırlattığını vurgulayan İZODER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Şen, “Ülke olarak depremle yaşamayı öğrenmeli, güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeliyiz. Toplumda çok bilinmese de depremlerin yol açtığı büyük yıkımların en önemli nedenlerinden biri korozyondur. Herhangi bir yoldan binaya sızan su, oksijen ve beton içerisinde farklı kimyasal içeriğe sahip maddeler ile kimyasal tepkimeye girerek paslanmaya, yani korozyona neden oluyor. Korozyon sonucunda binanın taşıyıcı sistemi öyle zayıflıyor ki, su yalıtımına sahip olmayan bir bina, yapımından sonraki 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin yarısından fazlasını kaybediyor. Binanın taşıyıcı sistemini zayıflatan korozyonu engellemenin tek yolu ise su yalıtımıdır” diye konuştu. 

Doğru denetim için kapsamlı bir mevzuat çıkarılmalı

Deprem konusunda toplumun her kesimine büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Ertuğrul Şen, kapsamlı bir su yalıtımı yönetmeliği çıkarılamadığı için binalarda su yalıtımı ile ilgili doğru projelendirme, malzeme seçimi ve doğru uygulamanın yapılıp yapılmadığının denetlenemediğini belirtti. Şen ‘’İZODER tarafından hazırlanan Su Yalıtımı Yönetmeliği taslağı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunuldu. Bakanlığın inceleme çalışmalarından sonra hızla yönetmeliğe son şeklini vererek ülkemizin Su Yalıtımı Yönetmeliği’ne en kısa sürede kavuşmasını bekliyoruz. Su yalıtım proje ve uygulamalarının denetlenmesini sağlayacak bu mevzuatla birlikte, ülkemizde önemli bir eksiklik giderilmiş olacak” diye konuştu. Ülkemizde yoğun bir şekilde süren kentsel dönüşüm faaliyetlerinin güvenli yapılara sahip olmak için çok önemli bir fırsat olduğunu belirten Ertuğrul Şen, çıkarılacak olan Su Yalıtım Yönetmeliği’nin kentsel dönüşüm faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini, doğru yapılmış su yalıtımı uygulamaları olmadan kentsel dönüşüm hamlesinin eksik kalacağına dikkat çekti. 

Su yalıtımının maliyeti sanıldığı gibi yüksek değil

Su yalıtımının maliyetinin sanıldığı kadar yüksek olmadığını belirten Ertuğrul Şen, şöyle konuştu: “Bugün yeni inşa edilen bir binada su yalıtımı uygulamalarının maliyeti toplam bina maliyetini %3 ila %4 üne tekabül eder. Mevcut binalarda elbette bu maliyet biraz daha artıyor. Arazi yapısı, binanın zemini gibi başka faktörler de devreye giriyor. Ancak yine de inşaatın geneline göre yüksek maliyetler söz konusu değil. Su yalıtımı yapılmamış, dolayısıyla korozyona uğramış binaların depremden olumsuz etkilenmesi sonucu ortaya çıkan sonuçlar ise ne yazık ki hem can güvenliği hem de mal güvenliği açısından çok ciddi sonuçlar ortaya koymaktadır.”

Avrupa’da su yalıtımlı bina oranı daha yüksek 

Ertuğrul Şen, “Deprem tehlikesi altında olmayan Avrupa’da bile su yalıtımına yönelik yaptırımlar var ve tüm yalıtım uygulamaları, denetim ve sigorta şirketleri tarafından çok ciddi bir şekilde denetleniyor. Çünkü korozyon nedeniyle binaların depreme karşı dayanıksız hale geldiğinin bilincindeler. Biz herkesin bu bilince sahip olması gerektiğine inanan bir sivil toplum örgütü olarak, yapıyı oluşturan ana elemanları (demir ve beton), binayı ömrü boyunca koruyacak olan su yalıtımının hayati önemini, her kesime anlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu. 

Kaynak: İnşaat & Yatırım


703 kez okunmuştur.


ETİKETLER : deprem, ,
YORUM YAPIN SÖZ SİZDE!


Adınız (Yorumda görünecek) :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :    
 

Depreme hazırlıklı olmak için binalarımızı sudan korumalıyız
 


 
Lütfen haber arşiv tarihi seçiniz.
 
Yeşil Semtler, Ünlü Dört Mimarı, Vedat Mavuzer, AGTStore, Hatay Stadyumu, Aquatunes, Nissibi, LivingWhites, İzmit Körfez Villaları, Emlak Oscarları, EOOS tasarım grubu, Hakan Durmaz, EAA – Emre Arolat Architects, Geberit, GENÇ Poliüretan Panel Kapı Boyası, Interzum2017, Polat Yol Yapı, Deriner barajı, IMI, MarinAküler, TalhaÇilek, tasarımyarışması, Hatay Kırıkhan, LÜTFEN RAHATSIZ ETMEYİN, Öme Giyim, Härle, Serdar-ı Ekrem Sokak, 110. yıl, Metropolist Yapı & Gayrimenkul, ‘’Yeni Nesil Yaşam Kompleksi’’,
 
Anba Yayn Grubu
Her hakk sakldr.